Adana Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Ögeyi Oylayın
(3 oy)

Merhaba ben Adana ilinde çalışan Halil ÖZGEN. Çocuk sorunları ve çözümleri ile ergenlik sorunu ve çözümleri konusunda çalışmalar yapmaktayız. Anne ve babalara okul dönemi çocuk gelişiminde karşılaştığımız sorun ve problemlerin ortadan kalkması adına problem çözme teknikleri öğretiyoruz. Çoğu anne baba çocuk gelişimi konusunda kendi anne ve babasından gördükleri, çevreden gözlemledikleri ve araştırıp bulduğu bilgiler ile hareket eder. Biz yurt genelinde yapmış olduğumuz seminerlerde çocuk gelişiminde doğru bilinen yanlış düşünceleri düzeltme yoluyla anne babalara bilgilendirici ve önleyici danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Özellikle gelişim döneminde anne ve baba tarafından duygusal bütünlüğü bozulan çocuklarda meydana gelen çocukluk yarasının kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyerek ergenlik sorununa yol açtığı ve gelecekte ise kişilik bozukluğuna sebep olduğu konusunda dikkatleri toplamaya çalıştık. Çocuklarda görülen hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, korku ve kaygı problemleri, karşı gelme ve inatçılık, tuvalet alışkanlığı ve alt ıslatma problemleri, tik, tırnak yeme, yalan söyleme, öfke sorunu, kardeş kıskançlığı, saç yolma, öğrenme güçlüğü, konuşma güçlüğü gibi konularda ebeveynlere çocuğa davranışlarda ne türden hatalar yaptığı, yapılan yanlış davranışın nasıl düzeltilmesi gerektiği ve doğru davranışın neler olabileceği konusunda bilgilendirici aile danışmanlığı yapmaya devam etmekteyiz. Çocuğun ahlak ve vicdan mekanizmasının oluşmasında anne ve babanın farkında olmadan yapmış olduğu hatalar ve bunun sonucunda bilinçaltında meydana gelen travmayı ortaya koyan çalışmalar yapmaktayız. Anne ve babalar tarafından görünmeyen bu bilinçaltı süreçlerinin çocuğun geleceklerini nasıl kontrol altına aldığı, kişilik gelişimlerini nasıl olumsuz yönde etkilediği, okulda pasif, sorumsuz, tembel bir çocuk olması, ergenlikte nasıl istenmeyen yalnız bir çocuk haline geldikleri danışmanlık süreçlerinde çözüme kavuşturulmaktadır. Çocuğun duygusal bütünlüğünü esas alan bu aile danışmanlığı hizmetleri ile bilinçli anne ve babalar haline gelip empati kurma becerileri kazanacaklar. Çocuğunuzla ilgili sorunlarla mücadele edemediğinizi, çocuğunuzun daha verimli ve mutlu olması, psikolojik destek almanın gerekli olduğunu düşünüyorsanız; çocuk psikologu olarak her zaman yardıma hazırız. Bizimle sitedeki Telefon bilgilerini kullanarak bize ualaşabilirsiniz. 

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

Çocuk ve ergenlerle ilgili psikolojik sorunlarda anne-babalara çocuklarına doğru yaklaşımlarda bulunması gerektiğini mutlaka anlatmak gerekiyor. Anne babanın bir pedagog yaklaşımıyla okul öncesi-okul dönemi çocuklara nasıl davranması gerektiği hususunda bilgilendirici, önleyici danışmanlık hizmetleri vermek gerekiyor. Özellikle gelişim döneminde anne babanın yanlış tutumuyla duygusal bütünlüğü bozulan çocuklarda meydana gelen çocukluk yaralarının kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyerek ergenlik problemlerine yol açtığı, gelecekte ise kişilik bozukluğuna sebep olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Çocuklarda görülen Hiperaktivite-Dikkat Dağınıklığı, Uyum-Davranış Bozukluğu, korku-kaygı problemleri, karşı gelme-inatçılık bozukluğu, tuvalet alışkanlığı, alt ıslatma problemleri, tırnak yeme, yalan, öfke kardeş kıskançlığı, saç yolma, öğrenme güçlüğü, konuşma güçlüğü gibi konularda  anne babalara kendilerinin ne türden hatalar yaptığı, yapılan yanlış davranışın nasıl düzeltilmesi gerektiği, doğru davranışın neler olabileceği hakkında danışmanlık vermek lazım. Anne ve babaların, çocuklarıyla yaşadıkları psikoloji kaynaklı sorunların önemli kısmı empatik iletişimin de kullanıldığı aile danışmanlığı süreçleri ile giderilebilmektedir. Sorunların çözümünde çocuğun aile, okul ve arkadaş gibi sosyal çevreyle uyumu mutlaka çalışılmalıdır. Çocuk yaşadığı psikolojik sorunların içinde bir takım kayıplar oluşur, çevre ile ilişkileri kötüye gider ve sonucunda özgüven sorunu yaşayabilir. Anne babanın dahil olduğu aile ve çocuk danışmanlığı süreçlerinde başarı şansı çok yüksek olmaktadır. 

Çocukların psikolojik sorunları ile çalışırken anne babanın ruhsal yönden hangi durumda oldukları önemlidir. Anne veya babada depresyon, kaygı, öfke gibi bir takım psikolojik rahatsızlıkların olması danışmanlık açısından önemlidir. Ailede öfke, kaygı, endişe düzeyleri yüksek ve iletişim sorunları varsa çocuğun problemlerini gidermek için bunların mutlaka çalışılması gerekiyor. Eğer aile içerisindeki anne ve baba arasında bir takım evlilik sıkıntıları veya bireysel sorunları varsa bireysel veya çift terapisi almaları gerekir. Anne ve babanın sorunları çözüldüğünde çoğu zaman çocuklardaki problem de ortadan kalkmaktadır. Çocuk ve ergenlerde görülebilen problemlerin büyük çoğunluğu aile içi kötü ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Anne ve babaların yaşadıkları sorunlar çocuğa yansıyor ve tüm aile bireylerini olumsuz etkiliyor. Anne veya baba yargılanmaktan çekindikleri için danışmanlık süreçlerine direnç gösteriyor, sıcak bakmıyor ve çocuklarındaki sorunları görmezden gelerek çocuğun iyileşme sürecini uzatabiliyorlar. Bu yüzden çocuktaki psikolojik sorunlar giderek kronikleşiyor ve çözümü için daha fazla çaba sarf etmek gerekiyor. 

Çocuğu psikolojik olarak olumsuz etkileyen süreçlerin içinde anne-babanın kaybı veya boşanması, alkolizm veya madde bağımlılığı, ailede psikolojik bir hastalık öyküsü olabilir. Çocuk soyut düşünceye sahip olmadığı dönemlerde aile içinde meydana gelen her sorundan dolayı kendini suçlu hisseder. Kavgalardan, ayrılıklardan, hastalıklardan kendini sorumlu tutar. Bu durum çocukta kaygının ve endişenin artmasına ve özgüvenin azalmasına neden olacaktır. Kendini değersiz hisseden çocuk ileride bağımlı, özgüven sorunu, fobileri olan, depresif kişiliklere sahip olabiliyor. Aile ve Çocuk Danışmanlıklarında çocuğun benlik saygısının ve güveninin artırılması sağlanmalıdır. Duygusal zeka çocuk gelişiminde öfkeyi ifade etmede kullanılan en önemli araçtır. Danışmanlık süreçlerinde kendini ifade edebilen, empatiyi geliştirmiş, problem çözmede aktif çocukların oluşumu önemlidir. Sevgi dolu bir aile ortamı içerisinde saygı çerçevesinde sınırları çizmek, aile içi bireylerin birbirlerini anlaması ve beklentilerin karşılıklı olarak karşılanması hedeflenir. 

2 yaş sendromu olarak da bilinen minik ergenlik döneminde bebek özerklik ve merak duygusu ile hareket ederek dünyayı tanıma sürecine girer. Bebeğin bu süreci kaygılı anneler için oldukça zordur. Bir çoğu farkında olmadan bebeklerinin bağımsızlığını engeller ve çocuğun anneye bağımlı kalarak özgüvensiz olmasına sebep olabilirler. Aslında, bebek gözden kaybolduğunda kendini güvensiz hisseden anne ve babadır. Kaygılı anneler sürekli "dokunma, elleme, gitme” gibi çocuğun bireyselleşmesine, özerkleişmesine ters yönde mesajlar verirler. Bunu duyan bebek hemen annesinin kucağına endişe ve korku ile geri döner. Çünkü bebeğin özerkliğe ve bağımsızlığa dair içsel dürtüsü görmezden gelinmiştir. Bebek her defasında koşarak annesine dönerse, bebeğin anneye bağımlılık süreci giderek pekişeceği hakkında pedagog sizi mutlaka uyaracaktır.

Farkında olmaksızın, bu yutulma korkusu bebek karakterinin ana unsurundan biri haline gelir ve daha sonraki yıllarda “yalıtanlar” olarak adlandırılan, diğerlerini kendinden bilinçsizce uzaklaştıran bir ergen olur. Bu tür ergenler, etrafında “biraz boş alana” ihtiyaç duyduğundan diğer ergenler ile arasına mesafe koyarlar. Onlar istedikleri zaman uzaklaşıp yakınlaşma özgürlüğüne sahip olmak isterler. Bir tek ilişkiye çakılıp kalmaktan hoşlanmazlar. Bütün o havalı dış görünüşün altında, küçük bir bebeğin doğal bağımsızlık ihtiyacını doyurmasına annenin izin vermeyişinin yattığını söylenebilir.

Bir de bu davranış biçiminin tam tersini uygulayan ailelere bakalım. Kendilerine doğru koşarak gelen bebeğini, sırf rahatı bozulmasın diye yanından uzaklaştıran ebeveynler var: “Çekil buradan, meşgülüm”, “Git oyuncağınla oyna”, “Bana yapışmayı kes” diyerek büyütülen bir bebek kendisini duygusal anlamda terk edilmiş hissederek büyür. Aile ve Çocuk Danışmanı bunun sonucunda büyüyünce “yapışkanlar” dediğimiz, yetişkinlere ve yakınlaşmalara karşı doyumsuz bir ihtiyaç duyan özgüven eksikliği olan ergenlere dönüşeceğini bilir. Yapışkanlar her an “Her şeyi birlikte yapmak” isterler. Diğer insanlar randevusuna gelmediklerinde, onlar kendilerini terk edilmiş hissederler. Evlendiklerinde boşanma düşüncesi ise dehşete düşürür. Fiziksel şefkat ve rahatlama için deli olur, her zaman sözel bağlantı kurabilecek yakınlıkta kalmaya ihtiyaç duyarlar. Bütün bu yapışkan davranışın altında ise, ebeveynlerinin kucağında biraz daha fazla zaman geçirmeye ihtiyaç duymuş olan küçük bir bebek yatmaktadır.

ÇOCUKLARDA UYUM SORUNU

Çocuklarda uyum sorunu ise bir başka çocuk psikolojisi sorunudur. Okul öncesi dönemde toplumsallaşma sürecine giren çocuk, anneye bağımlılık süreçleri hala devam ediyor ve baba ile yeterince etkileşim içerisine giremiyorsa özgüven eksikliği sorunu oluşabilir. Özgüven eksikliği aşılamazsa çocuğun anneye bağımlılık süreci devam eder. Okul öncesi dönemde karşımıza çıkan bu özgüven eksikliği kreşte ve anaokulunda aileyi pedagog yardımı almaya zorlayacaktır. Bunun çözümünün çocuk ile baba arasındaki iletişimin daha da kuvvetli hale getirilmesi ile olacağı pedagog tarafından aileye anlatılacaktır. Özellikle babanın çocuk gelişimindeki önemi çocuk psikolojisi açısından oldukça önemlidir. 

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ BOZUKLUĞU

Çocuklarda uyum sorunu çözülemezse okul döneminde davranış bozukluğuna sebebiyet verebilir. Davranış bozukluğu tedavisinde otorite problemi dikkate alınmalı ve aile ile psikolojik danışmanlık yapılmalıdır. Otorite demek şiddet demek değildir. Kural koymak, kurallara uyulduğunu takip etmek ve tutarlı olmaktır. Anne ve babalar çocuğun istekleri karşısında tutarlı davranışlar sergileyemezler ise otorite sorunu oluşur. Aile ve Çocuk Danışmanı sınırları olan bir dünyada sınırsız ihtiyacı olan çocuğun isteklerinin sınırlandırılması, duygusal ihtiyaçlar dışında güç mücadelesi gösteren istekleri ertelemeleri ile ilgili aileyi bilgilendirir. Bunun için çocuğun istekleri karşısında anne ve babanın tutarlı ve dik olması önemlidir. 

 

ERGEN PSİKOLOJİSİ

Çocuk psikolojisi kadar önemli olan bir diğer husus ergen psikolojisidir. Uyum sorunu ve davranış bozukluğu sorunu çözüme kavuşturulamazsa ergenlikte bu durum kişilik bozukluğuna dönüşebilir. Çocukluğunda şiddet görmüş, ruhu ezilmiş, engellenmiş, baskı altına alınmış çocuğun ergenlik döneminde mezardan çıkmış zombi gibi olduğunu ünlü bir çocuk psikologu söylemişti. Çocukluğu kötü geçen bir ergenin, ergenlikte anne, baba ve çevreye verdiği tepkilerde çok ağır olacaktır. Ergen psikolojisi alanına giren yalan ve öfke patlaması, şiddet, sigara ve alkol kullanımı, okul başarısızlığı, tırnak yeme ve tik gibi problemler ailenin kabusu haline gelecektir. Çocukluk döneminde babanın çocuğu ile yeterince iletişim kuramaması yüzünden sorumlulukların anneye emanet edilmesi de problemi çözemeyecektir. Annenin bu ergenlik dönemi ile baş etme becerileri oldukça yetersiz kalacağı aile danışmanı tarafından babaya etkili bir şekilde anlatılmalıdır. Bu durumda geç kalınmış bile olsa babayı ergen ile birlikte vakit geçirmeye teşvik ederek çatışmayı çözüme kavuşturmayı deneyecektir. Baba faktörünün çocukluk döneminde önemi ne ise ergenlik döneminde önemi daha fazladır.

Aile Danışmanı yada çocuk psikologu bir ergenin artık nasihatten hoşlanmadığını, bunun yerine problem çözmeyi öğrenmesi gerektiğini aileye anlatır. Ailenin yapması gereken ergenin problemlerini çözmesi değil, kendi çözümlerini bulmasını sağlamaktır. Bu süreçte ergen problem çözme ve karar verme mekanizmasını öğrenmiş olacaktır. Bir diğer ergen psikolojisi sorunu da arkadaş sıkıntısıdır. Yeterince baba modeli ile karşılaşmamış bir ergenin sosyal hayatta özgüven eksikliği yüzünden arkadaş edinememesi ciddi bir sorundur. Bu problemin ergende yanlış kişilerle arkadaş edinmesine, madde bağımlılığına ve hatta intihara varsan davranışlara yol açtığını söyleyebiliriz. Ergen ile yapılan psikolojik danışmanlık süreçlerinde bu özgüven eksikliği aşılabilir. 

Çocukluk dönemindeki aileden çocuğa doğru olan baskı ve şiddet, ergenlik döneminde ergenden aileye doğru olacaktır. Artık roller değişerek ergen güç kazanmıştır. Ancak bu güç kontrollü olmadığından, öfke olduğundan aile mutluluğunu tehlikeye dönüştürecektir. Mutlu aile kavramı giderek azalır. Aile son çare olarak aile danışmanlığı ile ergen psikolojini hakkında yardımı almaya karar verir. Aile danışmanı veya çocuk psikologu bu psikolojik yardım sürecine aile fertlerinin neredeyse tamamının katılmasını sağlamalıdır. 

Ergenin okul sorunu da aile bireylerince oldukça önemlidir. Gelecekte iyi bir üniversite kazanması, iyi bir mesleğinin olması ergenin tek başına sorunu değildir. Gelecek kaygısı, hem ergen hem de anne ve baba açısından çok önemli olunca bu ergen üstünde aşırı kaygıya dönüşecek ve bu kaygı sınavda hata yapmasına heyecanlanmasına neden olacaktır. Bu süreçte bu ailenin kaygısını mutlaka azaltılması gerekir. Sınav kaygısı oluşturan nedenler ortadan kaldırılabilir. Örneğin asla tıp okuyamayacak bir üniversite hazırlık öğrencisine senden çok iyi bir doktor olur, diye baskı yapmak gibi. Bu durumda ergen için özgüven eksikliği sorunu tetiklenecek, güvensiz, korkak, çekingen, arkadaş edinemeyen bir ergen hayata devam etme çabasıyla belki geri çekilecek ve hiç bir şey yapmadan okul devamsızlığı, ders çalışmama ortaya çıkacaktır. Sonucunda ise çocuk ve ergen psikolojisi için belki de en zor aşama olan ergenlik döneminde meydana gelen depresyon ile mücadele etmek durumunda kalacaktır.

ADANA ÇOCUK PSİKOLOLOJİSİ KONULARI

  • Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı (DEHB)
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)
  • Tuvalet Alışkanlığı
  • Alt Islatma Problemleri
  • Anne ve baba bağımlılığı
  • Anne ve baba ayrılığı
  • Tırnak yeme, parmak emme ve Tik
  • Yeme bozukluğu
  • Gece korkusu ve gece terörü
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Fobi ve Korkular
  • Çalma Hastalığı (Kleptomani)
  • Öfke Nöbeti
  • Yalan Söyleme
  • Uyum Sorunu ve Davranış Bozukluğu

ADANA ÇOCUK PSİKOLOJİSİ ÇALIŞMA DÖNEMİ

  • 4 yaş çocuk psikolojisi
  • 5 yaş çocuk psikolojisi
  • 6 yaş çocuk psikolojisi
  • 7 yaş çocuk psikolojisi
  • 8 yaş çocuk psikolojisi
  • 9 yaş çocuk psikolojisi
  • 10 yaş çocuk psikolojisi
  • 11 yaş çocuk psikolojisi

ADANA ERGEN PSİKOLOJİSİ KONULARI

  • Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı (DEHB)
  • Anne ve baba ayrılığı
  • Tırnak yeme, parmak emme ve Tik
  • Karşı Gelme ve İnatçılık
  • Yeme bozukluğu (Bulimia Nervosa, Anoreksiya Nervoza)
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Saç Yolma (Trikotillomani)
  • Çalma Hastalığı (Kleptomani)
  • Öfke Nöbeti
  • Yalan Söyleme
  • Okul Başarısızlığı
  • Sınav Kaygısı
  • Şiddet ve Saldırganlık
  • İntihar
  • Madde Bağımlılığı, Sigara ve Alkol
  • Takıntılar

ADANA ERGEN PSİKOLOJİSİ ÇALIŞMA DÖNEMİ

  • 12 yaş ergen psikolojisi
  • 13 yaş ergen psikolojisi
  • 14 yaş ergen psikolojisi
  • 15 yaş ergen psikolojisi
  • 16 yaş ergen psikolojisi
  • 17 yaş ergen psikolojisi
  • 18 yaş ergen psikolojisi
  • 19 yaş ergen psikolojisi
  • 20 yaş ergen psikolojisi
Bu kategorideki diğerleri: Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı »

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum Yapın

Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın

ADRESİMİZ

  • Atatürk cad. Seyhan/ADANA
  • Özülkü İş Merkezi Kat:14 
  • Üniversal Hastanesi Üstü
  • Büyükşehir Belediyesi Karşısı 
  • 0 (531) 784 7650
  • 0 (531) 784 7651
  • psikolog@halilozgen.com